DÜNYA KUPASI TARİHİ - 3 SAVAŞIN SUSTURDUĞU TOP
Dünya Kupası’nı Durdurabilen Tek ŞeyBugün dünyanın herhangi bir yerinde bir futbol maçı ertelendiğinde büyük haber olur.
Kar yağmıştır.
Fırtına çıkmıştır.
Elektrikler kesilmiştir.
Tribünlerde olay yaşanmıştır.
Ama bütün bir Dünya Kupası’nın iptal edilmesi…
İşte bu, çok farklı bir hikâyedir.
Çünkü Dünya Kupası’nı durdurabilen tek şey vardır.
Savaş.
1938 yılında Fransa’da düzenlenen Dünya Kupası sona erdiğinde kimse uzun bir sessizliğin başladığını bilmiyordu.
Tribünler doluydu.
Stadyumlar coşkuluydu.
Futbol büyümeye devam ediyordu.
Ama Avrupa’nın üzerinde kara bulutlar dolaşıyordu.
Almanya’da Adolf Hitler iktidardaydı.
İtalya’da Benito Mussolini gücünün zirvesindeydi.
Ülkeler silahlanıyor, sınırlar geriliyor, dünya yeni bir felakete doğru sürükleniyordu.
O günlerde insanlar yaklaşan fırtınayı hissediyordu ama büyüklüğünü kimse tahmin edemiyordu.
Bir yıl sonra dünya alevlerin içine düştü.
1939’da İkinci Dünya Savaşı başladı.
Ve bir anda her şey değişti.
Futbolcular asker oldu.
Hakemler cepheye gitti.
Tribünler boşaldı.
Stadyumlar sessizliğe gömüldü.
Bazı statlar mühimmat deposuna dönüştürüldü.
Bazıları askeri birlikler tarafından kullanıldı.
Bazıları ise bombalar altında harabeye döndü.
Bir zamanlar gol sevinçlerinin yükseldiği tribünlerde artık siren sesleri yankılanıyordu.
İnsanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biri yaşanırken futbol doğal olarak ikinci plana düşmüştü.
1942 Dünya Kupası yapılamadı.
1946 Dünya Kupası da yapılamadı.
Dünya Kupası tarihinde ilk kez değil, iki kez üst üste sessizlik yaşanıyordu.
Tam on iki yıl boyunca…
Dünya Kupası oynanmadı.
Bugün bir futbolsever için dört yıl beklemek bile uzun gelir.
Düşünün…
O yıllarda genç bir futbol tutkunu, çocukluk çağında izlediği son Dünya Kupası’nın ardından tam on iki yıl yeni bir turnuva göremedi.
Bir neslin hayalleri savaşın gölgesinde kaldı.
Binlerce futbolcu cephelerde hayatını kaybetti.
Kimileri geri döndü ama artık aynı insan değildi.
Çünkü savaş sadece şehirleri yıkmaz.
İnsanların içindeki bazı şeyleri de alıp götürür.
Yıllar geçti.
Silahlar sustu.
Şehirler yavaş yavaş yeniden ayağa kalkmaya başladı.
Ve nihayet 1950 yılında Dünya Kupası geri döndü.
Bu kez ev sahibi Uruguay’dı.
Ama geri dönen sadece futbol değildi.
İnsanların umutları da geri dönüyordu.
Belki de bu yüzden 1950 Dünya Kupası yalnızca bir spor organizasyonu değildi.
İnsanlığın yeniden nefes alışının sembollerinden biriydi.
Savaşın ardından insanlar yeniden aynı tribünde oturabiliyor…
Yeniden aynı gole sevinebiliyor…
Yeniden aynı topun peşinden koşabiliyordu.
İşte Dünya Kupası’nın gerçek gücü burada saklıdır.
Çünkü futbol bazen bir oyundan daha fazlasıdır.
Bazen yaraları sarar.
Bazen insanları yeniden bir araya getirir.
Bazen de savaşın yıktığı köprüleri yeniden kurar.
Bugün Dünya Kupası’nın büyüsünden söz ediyorsak, bunun nedeni sadece goller değildir.
Bunun nedeni, insanlığın en karanlık günlerinden sonra bile yeniden aynı topun etrafında buluşabilmesidir.
Çünkü Dünya Kupası’nı durdurabilen tek şey savaş oldu.
Ama savaş bile futbolun yeniden ayağa kalkmasına engel olamadı.
Yarın:
DÜNYA KUPASI TARİHİ - 4
MARACANAZO
1950’de 200 bin kişinin sustuğu gün…
Futbol tarihinin en büyük şoku…